Reverse Osmosis ( TERS OSMOS) Sistemleri
Evsel İçme Suyu RO Cihazları
Permo RO Cihazları
Water Drop RO Cihazları
Osmos,
binlerce yıldır bilinen doğal bir
prosestir ve ro’nun temelini oluşturur.
Yaşayan hücre duvarları doğal yarı
geçirgen membranlardır. Hücre zarı
dışında bulunan örneğin; yüksek
miktarda su; hücre zarından süzülerek
geçer ve zarın iki tarafındaki yoğunluğu
ve basıncı eşitlemeye çalışır. Membranın
yarı geçirgen doğal yapısı sayesinde
suyun geçişi, çözünmüş minerallerin
geçişine göre daha kolay olur. Az
yoğun çözeltideki su, daha konsantre
çözeltiyi seyreltmek ister. İki
çözelti arasında konsantrasyon farkı
ortaya çıkar ve osmotik basınç farkını
belirler. Bu basınç farkından dolayı
(2.31 fit su 1 psi’ye eşittir.)
1” kare başına 0.454 kg’lık basınç
üniteleri yer değiştirir. Yani;
1000 mg/lt toplam çözünmüş farklılık
1 psi osmotik basınç farkına eşittir.
Basınç, osmotik basıncı büyük olan
konsantre solüsyona uygulandığı
zaman suyun geçişi tersine döner
ve ro kurulmuş olur.
Çözeltideki
çözünmüş tuzlar katyon (+) veya
anyonlar (-) halindedir. İyonlar
membrana yaklaştıklarında, kendi
doğal yüklerinin yansımasından dolayı
reddedilirler. Aynı yükler birbirini
iter tıpkı aynı kutupların birbirini
itmesi gibi. Yüksüz olan su, membrandan
geçerek süzülmüş tarafta yer alır.
Katyonlar ve anyonlar çözelti içerisinde
dolaşırlar ve bazen birbirleriyle
temas edecek kadar yaklaşarak bireysel
yüklerini boşaltırlar. Bunlar membrandan
rahatlıkla geçerler. Tuzlu su tarafını
sürekli durulamak, membranın tıkanmasını
engellemek açısından önemlidir.
Su, bütün tuzlarını bırakarak membrandan
geçtiğinde, tuzlu su konsantrasyonu
gitgide artar. Drenaj olmazsa, tuzlu
su tarafındaki mineral konsantrasyonu,
tuzun çözünmüş limitlerinin üzerine
çıkar ve çökelti oluşturarak membran
üzerinde tabakalaşır. Tuzlu su tarafındaki
aşırı konsantrasyondan kaçınmak
amacı ile nüfuz etme hacmi, düşük
basınç sisteminde geri alınır. Besleme
akımı hacminin, %30-60 oranında
korunması ile sağlanır. RO ile arıtılacak
sularda en önemli parametre şüphesiz
TDS değeridir. TDS bize kullanılan
hamsu hakkında net bilgiler vermektedir.
RO
Membranlarının Yapıları ;
RO
ünitelerinde kullanılan yarı geçirgen
membranlar asimetrik yoğunlukta
dizilmiş polimer tabakalarıdır.
Bunlar çok yoğun ve ince bir bariyer
tabakasına sahiptir.(1”/10 milyon
inceliğinde) daha büyük gözenekli
tabakalarla da desteklenmiştir.
Tuz geçişini engellemek ve pratikte
yeterli su akış oranını sağlamak
için kullanılan madde selüloz asetat
olmuştur ve halen de kullanılmaktadır.
Örneğin polimerler yalnız kullanılırlar
veya ince tabaka kompozit membran
adıyla polisülfon ile birlikte kullanılırlar.
RO
Operasyonu ;
Bütün
ro’ların çalışma prensibi aynıdır.
Besleme akımı membrandan geçerken
süzülme gerçekleşir ve su membrandan
geçerken mineraller dışarı taşınarak
atılır.
Düşük
Basınçlı Sistemler ;
Düşük
basınçlı ro üniteleri genelde besleme
basıncının 100 psig’den az olduğu
sistemlerdir. Membrandaki basınç
farkı azaltılınca su üretimi durur.
Alınan tedbir,membrandaki çözünmüş
konsantrasyon farkını azaltana kadar
tuz geçişi devam edecektir, yüksek
TDS suyu membranın süzülmüş tarafında
ortaya çıkacaktır. Bu olay TDS krebi
olarak tanımlanır.
Yüksek
Basınçlı Sistemler ;
100
psig üzerindeki basınç pompalı donanımlar,
yüksek basınçlı sistemler olarak
sınıflandırılır. Gerçek operasyon
basıncı, 100 - 1000 psig arasında
değişir. Bu değişim seçilen membrana
ve arıtılan suya göre belirlenir.
Çoğul membran sistemleri düşünüldüğünde,
her modül en az 1, en çok 6 membran
içerir ve çapları 2.5 - 8” arasındadır.
Süzme kalitesi, kapasite, debi,
uzaklaştırma yüzdesi ve iyileştirme
ile ilgili özel operasyon istekleri
hedefe bağlıdır. Bunlarla ilgili
dizayn bilgileri kullanılan membran
ve pompa tipleriyle doğrudan alakalıdır.
Verimi
Etkileyen Faktörler ;
RO
ile elde edilen su kalitesi, membran
tipi, operasyon basıncı, pH, hamsu
karakteristiği ve sıcaklık gibi
pek çok etkene bağlıdır. Ca, Mg
ve sülfat gibi 2 değerlikli iyonlar,
genel olarak Na ve Cl gibi tek değerli
iyonlara göre daha etkili uzaklaştırılır.
Bazı maddeler, örneğin borat pH’dan
önemli oranda etkilenirler. Genelde
yüksek pH’da verim artar.
Basınç
;
RO
’larda operasyon basıncı; besleme
suyundaki toplam çözünmüş katılara
ve istenen süzme basınç verimine
bağlıdır. TDS, sistemin osmotik
basıncına karar verir. 100 mg/lt
TDS 1 psi’ye karşılık gelir. Besleme,
osmotik basınç farkı ile süzme basıncı
toplamından büyük olmalıdır. Bu
yüzden deniz suyu arıtımı tuzlu
suya göre çok daha yüksek basınç
ister. Ek olarak basınç farkının
artması, süzme kalitesini artırır.
Tuz geçişi sabit iken, su basıncı
artırılır ve daha yüksek kalitede
su elde edilir. RO sistem basıncını
artırarak, istenildiği kadar çok
su elde edilebileceği düşünülse
bile bu doğru değildir. Membran
üreticileri max debiye göre, günlük
su debisine ve yüzey alanına göre
dizayn yaparlar. Bu, konsantrasyon
kutuplaşması olarak bilinen, membran
yanında mineral yapılmasından dolayıdır.
Bundan başka, membranlar zamanla
basınçtan dolayı sıkışırlar. Buda,
içinden geçen suyun difüzyonunu
yavaşlatır ve üretim oranı (debi)
azalır.
Sıcaklık
;
Besleme
suyu sıcaklığındaki artış, süzme
akışını artırır, fakat süzme kalitesini
etkilemez. Membran yapısının seçiciliğine
bağlı olarak, bu ısı etkisi 1 fahrenheit
başına % 1.5-2 olabilir. Sıcaklığın
artması yanlızca, membranın özel
operasyon maximumunun altında faydalı
olur. Bunun üstüne çıkan sıcaklıklarda
membran zarar görür.
İyileştirme
Yüzdesi ;
Membranın
çalıştığı iyileştirme yüzdesi direk
olarak süzme kalitesini etkiler.
Organikler, pirojenler(ateş), hücreler,
virüsler ve bakteriler gibi iyonik
olmayan bileşiklerin eliminasyonu
filtrasyon prosesidir. Bakteri konsantrasyonunun
çok yüksek olduğu durumlarda da
süzme akımında bulunabilirler. Membran
gözeneklerinden geçerken , buralara
yerleştikleri kesin olmamakla birlikte,
böyle olabileceği kabul edilir.
Dolayısı ile ro öncesi bakteriyolojik
arıtım yapılmalıdır.
Membran
Ömrünü Etkileyen Faktörler ;
Dizayn
performansını ortaya çıkartmak için,
süzme kalitesi ve operasyon verimini
düşüren faktörler göz önüne alınmalıdır.
Alçaltma, inorganik, organik yada
mikrobiyolojik üremeden dolayı ortaya
çıkan üretimdeki azalmadır. Veya
alçalma, membran yüzeyinde geri
dönülemez hasarlardan dolayı olan
su kalitesindeki düşüş anlamına
da gelebilir.
İnorganik
Kirlenme ;
En
yaygın inorganik kirlenme problemleri,
uygun ön arıtımın yapılması ile
ortadan kaldırılabilir.
Askıda
Katı Maddeler ;
Tipik
filtrasyon ihtiyacı, delikli geçiş
membranında max 5 micron büyüklük
ve spiral sarılı membranlarda da
besleme hızına bağlı olarak 25 micron
veya daha küçüktür. Bulanıklık genelde
1 NTU dan küçük olarak düşünülür.
Bikarbonat
Alkalinitesi ;
Bütün
sular kalsiyum bikarbonat içerir
ve kalsiyum karbonat formuna dönüşebilir
veya en son aşamada çökelti oluşturabilir
ve membranı tıkar. Bu problemden
kaçınmak için; besleme suyu ya yumuşatılır
yada kalsiyum karbonat çökeltisini
önlemek amacıyla pH azaltmak için
asitle arıtma yapılır. Genelde,
küçük ro üniteleri yumuşatma, büyük
ünitelerde pH kontrolü kullanır.
Membran kalsiyum karbonatla tıkanmışsa,
asitle yıkama yolu ile temizlenebilir.
Hazırlanmış asitli yıkama aparatları,
genel olarak sitrik asit veya fosforik
asit ile yapılır.
Kalsiyum
Sülfat ;
Kalsiyum
sülfat suda sınırlı çözünürlükte
bulunur. Eğer suda bulunuyorsa,
besleme suyu, süzülme ile tuzlu
su bölümünden geçerken, konsantrasyonu
artar ve çökelti oluşturarak membranı
tıkar. Besleme suyunun ön yumuşatma
ünitesinden geçirilmesi veya antisikalantlarla
arıtımı yapılır. Kalsiyum sülfatla
tıkanan membranlar, asitle arıtılarak
temizlenebilir. Kalsıyum sülfatı
asitle uzaklaştırmak, kalsiyumkarbonata
göre daha zordur.
Demir,
Manganez, Silikat ve Kolloidal Madde
;
Sudaki
çözünmüş demir hava ile temas ettiğinde
demirhidroksit ve/veya demiroksit
oluşturacak şekilde okside olur
veya çökelir. Bu jelatinimsi bir
çökeltidir ve membranı tıkar. Eğer
demir miktarı 0.05 - 0.5 mg/lt arasında
ise önarıtımla uzaklaştırılmalıdır.
Demir tıkanması, korozyon ürünlerinden
dolayı olabilir. Manganez, silikat,
alüminyum ve kolloidal maddelerden
kaynaklanan problemler de demir
ile aynıdır.
Organik
Kirlenme ;
Membran
organik maddelerden dolayı tıkanırsa,
deterjanla veya kostik soda ile
temizlenebilir. TFC membranlarının,
selülozik membranlara göre daha
geniş pH aralığı toleransına sahip
olduğundan, kolay temizlenebilir
oldukları düşünülür.
Mikrobiyolojik
Kirlenme ;
Selüloz
asetat membranları mikrobiyolojik
üremeyi desteklerken, poliamid tipi
membranlar desteklemez. Her ikiside
mikrobiyolojik kirlenme problemi
ile karşılaşabilir. Selüloz asetat
membranları, besleme suyunun klorlanması
ile, bu kirlenmeden uzak tutulur.
Poliamid membranları klorun oksidatif
özelliğini tolare edemez. klorlanmış
besleme suyu, sisteme girmeden önce
arıtılmalıdır.
Oksidasyon
;
Öncelikle
TFC membranları ile ilgilidir ve
klora karşı dayanım olduğu zaman
düşünülür. Bununla birlikte her
oksiden aynı etkiye sahip değildir.
Membran aşırı okside edici kimyasala
maruz bırakılırsa sistem çöker ve
kabul edilemez tuz geçişleri ortaya
çıkar.
Hidroliz
;
Selülozik
membranları ilgilendirir ve TFC’lerin
oksidasyonu ile paralellik taşır.
Aynı şekilde hidroliz ile sistem
zarar görebilir ve aşırı tuz geçişi
ortaya çıkar. Buda oksidasyonda
olduğu gibi geri dönülemez bir zarardır.
Membranın beslediği suyun pH’ı arttıkça,
hidroliz daha çabuk ortaya çıkar.
Genelde pH max 8 - 8.5 ile sınırlandırılır.
Polarizasyon
(Kutuplaşma) ;
Membran,
mineral konsantrasyonu çok farklı
olan durgun iki çözeltiyi yanyana
bulundurur. Bu konsantrasyon polarizasyonu
olarak adlandırılır ve membran tipi
için yapılan max süzme akışı ile
membran üreticisi tarafından düzenlenir.
Membran süzmesi, polarizasyon ne
kadar çok sürerse o kadar çok olur.
Drenaj Bağlantısı ;
RO
sistemi, besleme ve drenaj suyu
arasındaki potansiyel geçiş bağlantısını
temsil eder ve bu yüzden uygun drenaj
bağlantısı, su besleme hattına hastalık
yapıcı bakterilerin geçişini engelleyecek
şekilde yapılmalıdır.
Yapı
Malzemeleri ;
Modüller
200 psig’de çalışır ve tamamıyla
plastik malzemedendirler. Plastik
malzemenin sıcaklık limitleri, membranın
sıcaklık limitlerini geçer. 400
psig ve üzerindeki çalışmada, bazı
bölümler 304 paslanmaz çelikten,
bronzdan veya pirinçten yapılır.